Bu ürün bu fiyat etmez!!

Hafta sonu Nişantaşı’nda gezerken bir kıyafet mağazasına girdiğimde yanlışlıkla kulak misafiri olduğum konuşmanın can alıcı cümlesi. Konuşma şöyle ilerliyor: “15 liraya üretilen malı adamlar burda 70-80 liraya satıyor”. Bunu söylemek ne kadar kolay geliyor değil mi? Bunu söyleyen kişinin yaşı da yaklaşık 28-30 civarı bir şey. Gülüp geçtim tabi bu lafa.

Bir dönem tekstil sektörünün üretim aşamalarındaki süreçleri araştırdığım için konuya hakimliğim var. Evet, bahsi geçen ürün 15-20 lira civarına üretilmiş olabilir ama bunu diyen kişi o ürünü gidip de üreten yerden 20 liraya alamaz. Eminim ki üretim aşamalarındaki süreci bilse bunu demez. Bahsi geçen ürünün tasarım aşamasından başlayıp sergilendiği mağazadaki kasiyere kadar onlarca aşamada markanın harcaması var. Kısaca bahsetmek isterim; ürün bir tasarımcı tarafından hazırlanır, önceden seçilmiş olan kumaş üzerine üretim firması ürünü hazırlamaya başlar. Üretim aşamalarını atlıyorum. Bu ürün markanın tanıtımını yapması için lazım olan fotoğraflar çekilmek üzere mankenlerin üzerine giydirilir. Stüdyoda çekimi yapılan ürünler bir yandan lojistik firmaları aracılığıyla ülkenin dört bir yanına gönderilir. Bu arada ürünün tanıtımı için geleneksel ve dijital mecralarda reklam yayınları başlatılır. Ürün mağazada vitrin tasarımcıları tarafından tüketicinin ürünü çekici bulabilmesi için düzenlenir. Aylık kirasına binlerce lira verilen AVM’lerde çalışan satış sorumluları tarafından tüketiciye ulaştırılır. Mağazanın elektrik, su, internet gibi harcamalarını söylememe gerek yok zaten. Tüm bu süreçleri yönetecek olan marka yöneticilerine teşekkür ederek ödenmiyor bu işlerin bedeli. Marka etiket değerini eklemek isterdim ama ondan da anlamazsınız ki siz. Kısaca ürün sana ulaşana kadara minimum 14-15 sektörün emeği geçiyor.

İnsan sosyal bir varlık ve hayatta kalabilmek için birbirine ihtiyaç duyar. İhtiyacımız olan her şeyi kendimiz üretemeyeceğimiz için birlikte yaşamaya ihtiyaç duyarız. Herhangi bir ürün üretilmesi demek o ürüne yüzlerce kişi emek vermesi demek. Emek veren herkes karşılığını alacağı için ürünün fiyatının 15-20 lira olarak kalmaması gerekiyor. Nasıl çalıştığımız yerde yaptığımız işi babamızın hayrına yapmayıp karşılığında bir para alıyorsak, bizim gibi başka sektörlerde çalışanlar da yaptığı işin karşılığını almak istiyor. Bu da elinde tuttuğun ürünün fiyatını arttırıyor. Keşke biraz empati yapabilsen güzel kardeşim. Empati yapamıyorsan da üzerine sadece kumaş sararak gez, maliyeti düşük olur.

Neyse sinirlenmiyim. 🙂