İndirim kelimesinin içi mi boşaltıldı?


Bu yazıda sizi rakamlara boğmayacağım. Rakamsal şovu bırakayım da markalar yapsın. Bu yazıda bir tüketici ve sektörde belirli çalışmalar gerçekleştirmiş bir iletişimci olarak düşüncelerimi yazacağım.

N.11’in 11.11 günleri, Hepsiburada’nın efsane cuma günleri, Trendyol’un her hafta yaptığı indirim günleri!! ve bunlara benzer aslında olmayan indirimlerle siteye tüketici çekme çabaları. Ki oldukça yoğun trafik çekiyorlar ve sitelerinde oldukça yoğun bir alışveriş trafiği yaşanıyor. Tüketici olarak aslında inanmadığımızı söylüyoruz ama reklamlar sayesinde psikolojik olarak bu tarihlere odaklandırıldığımız için elimiz yine kredi kartlarımıza gidiyor. Bu alışveriş döneminde ihtiyacım olan birkaç teknolojik ürüne(bilgisayar, softbox, mikrofon, yeşil perde), ev alışverişine toplamda 10 bin TL civarında harcama yaptım. Harcama yapmadan bir süre önce ürünlerin fiyatlarını kaydettim, indirim gününde bu ürünleri tekrar kontrol ettiğimde hiç de indirim yapılmadığını gördüm.

Yazıyı oldukça yoğun bir yapılmayan indirimlerin ekran görüntüsü ile doldurabilirdim ama buna gerek yok. Zaten bu yazıyı okuyorsanız dijital ağları okuyabiliyorsunuzdur ve dijital ağları okuyanlar anlatmak istediğim ekran görüntüleriyle oldukça yoğun bir şekilde karşılaşmışlardır. Görmemek için kör olmak lazım.
adem ünal
Kasım ayı sonunda, olmazsa yıl sonunda büyük markalar kasım ayındaki alışveriş istatistiklerini yayınlayacakları infografilerle şova dönüştüreceklerdir. Ama kaçırdığımız bir şey var: İndirim kelimesinin içi boşaltılıyor. Çok fazla tekrar edilip gerçekleştirilmeyen söylemler insanların o söylemi yapanlara güvenini azaltır. Buna örnek olarak insan ilişkilerini pay biçebilirsiniz. Size bir şey vaad edip o vaadi gerçekleştirmeyen insanlara/markalara sonraki süreçlerde tekrar güvenmezsiniz. Şu an günü/kampanya dönemini kurtarmak için yapılan gerçekçi olmayan kampanyaların sonraki yıllarda insanların marka tercihinin değişmesine neden olacağını düşünüyorum.

Markalara giydirme yazısı değil bu, sakın yanlış anlaşılmasın. Bazen markalara da hak vermiyor değilim. Çünkü alışverişin dijitalleşmesi ve yaygınlaşması ülkemizde indirim vaadi veren sitelerle başladı ve ilerledi. Bu süreç de kullanıcıda e-ticarette sürekli bir indirim bekleme alışkanlığı oluşturdu. Hal böyle olunca da bu alışkanlığı değiştirmek çok zor oluyor.
adem ünal
Konuyu detaylı konuşmak gerekirse ülkenin geleneksel ticaret alışkanlıklarına kadar gideriz. Sonuçta bu mağazalarda ürün satanlar da yine ülkenin geleneksel esnafları, geleneksel ürün tedarikçileri. Buralarda ürün satanlarda yine bu alışveriş mağazalarından zaman zaman alışveriş yapan tüketiciler olabiliyorlar ve gerçek tüketim yaparken indirim yapılmadığından şikayetçi oluyorlar. Yine aynı kişiler ürün satarken de fiyatı önce yükseltip indirim yapmış gibi gösteriyor.

Sanal mağaza sistemlerinde indirim yönetiminin esnaf kafasıyla yapılmasındansa sektördeki en en büyük örneği olan Amazon indirim yönetim kuralları takip edilerek yapılması dijitalde daha oturaklı ilerlemeler yaşanmasına yardımcı olacaktır. Aynı haftada amazonda kaydettiğim ürünlerde gayet farkedilir indirimler yapıldığını gördüm.

Günlük hayatta karşılaştığımız esnaf kafasının(sen yabancı değilsin sana x’e olur) dijitalde bize bir faydası yok. Daha oturaklı stratejiler hazırlanarak müşteri deneyimine yönelik e-ticaret yatırımları yapılması gerekiyor.


Sizin indirim kampanyalarıyla ilgili düşünceleriniz neler?