Kişisel Markalaşma

Markayı, bir işletmenin hizmetlerini diğerlerinden ayırt edilmesini sağlayan sözcükler, harfler veya işaretler olarak tanımlayacak olursak, kişisel markayı da bir kişiyi bulunduğu alanda sektörde rakiplerinden ayırt edilmesini sağlayacak konumlandırma olarak adlandırabiliriz.

Kişilerin belli alanda yaptıkları çalışmaları öne çıkarmaları o alanda kişinin tanınmasını sağlayacaktır. Bunu da var olmak istediği alanda görünerek, etkileşim yaratarak, kendisini geliştirerek göstermesi beklenir. Göstermek deyince de çok sevdiğim bir söz olan “Görünmediğin mecrada var olamazsın” sözüne geliyoruz. Kişisel marka kelimesini daha da genişletecek olursak, kişisel marka sadece belli bir ismi veya şekli değil, kişinin alanında yaratıcı fikirleri, projeleri ve gerçekleştirdiği işlerle pazardaki yerini güçlendirmek için en etkili silahıdır. Bunu yine söylediği sözlerle yaptığı işlerin tutumlu bir şekilde ilerlemesi güçlendirecektir.

Kişisel markayı güçlendirme yolları sadece kaliteli iş yapmaktan geçmemektedir. Bu alanı güçlendirecek yollar içinde işin pazarlanması, finansal yönetim, müşteri ilişkileri ve güvenilirlik gibi yollar vardır. Bu kanalları da güçlendirdiğinizde piyasadaki rakiplerinizden öne çıkacak haliyle işinizi daha yüksek bir fiyata pazarlayacaksınız. Söz konusu kişisel marka olunca insan ilişkilerindeki rolleriniz de bu alanı güçlendirecek veya zayıflatacaktır. İnsan ilişkilerini sadece sosyal hayat değil çağımızın iletişim şekli olan sosyal medyada da kendinizi konumlandırmanız  otomatik olarak işin içine giriyor. Kendiniz hakkında kişisel markanıza zarar verecek paylaşımlardan kaçınmanız gerekmektedir. Bu alanı daha da güçlendirmek için sosyal medyada görünür olmanız muhakkak. İş başvurusu yaptığınızda CV’niz olumlu dahi bulunsa söz konusu sosyal medyada yaptığınız paylaşımlar alınmanız için bir kriter oluşturabilmektedir. Bu alanı siyasi, dini, futbol vb. konulardaki görüşlerinizi  doldurmamanız sizin yararınıza olacaktır tabi işiniz bunlardan birisi değilse. Sosyal medya gibi marka yönetimini tüm iletişim ağları için gerçekleştirmeniz sizin yararınıza olacaktır. Bir mecrada paylaştığınız iletişimi tüm mecralara paylaşmamanız gerekir. Örnek verecek olursak görsel olarak güzel bulduğunuz bir kareyi Instagram’a ekleyip bunu tüm mecralara paylaşmanız görselin takipçileriniz açısından etkisini azaltacaktır. Aynı şekilde Twitter’da siyasi bir olay için yaptığınız paylaşımı Instagram’a eklemeniz, sizi güzel fotoğraflar paylaştığınız için takip eden takipçileriniz tarafından hoş karşılanmayabilir.

Markalaşmanın gücünden bahsetmişken Türkiye’nin yetiştirdiği en iyi araştırmacılardan biri olan ve şu anda New York Üniversitesi’nde istatistik ve davranış bilim alanında öğretim görevlisi olan Selçuk Şirin’in bir yazısından örnek vermek istiyorum. “ Dünyada fındığın yüzde 85’ini biz üretiyoruz ve bu işten senede 2-3 milyar dolar para kazanıyoruz. Toplam 3,5 milyar insanımız ekmeğini fındıktan çıkarıyor. Oysa Ferrero (Nutella ve diğer markalarıyla) bizim fındığımızı işleyerek, yani ona değer katarak sadece 22 bin işçiyle bizim üç katımız, tam 11 milyar dolarlık değer yaratıyor. Ürettiğimize değer katamaz, markalaşamazsak, işin hamallığını biz yaparız, kaymağını başkaları yer.” Kişisel marka olarak güçlenmeniz işin kaymağını da yiyebilmenizi sağlayacaktır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir